Bugün, 19 Eylül Mühendis, Mimar, Şehir Plancıları Dayanışma Günü. Tam 46 yıl önce, 19 Eylül 1979’da Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’nin (TMMOB) çağrısıyla on binlerce mühendis, mimar ve şehir plancısı (MMŞP) ülke çapında iş bırakarak mesleki ve insani taleplerini haykırdı. Artan işsizlik, pahalılık, yoksulluk ve faşist baskılara karşı uyarı niteliğindeki bu bir günlük ayağa kalkış, Türkiye’de teknik elemanların gerçekleştirdiği en kitlesel eylem olarak tarihe geçti ve emeğin, bilimin ve halkın çıkarlarını savunma iradesinin simgesi oldu.
19 Eylül eylemi, 1970’lerde TMMOB’nin devrimci ve sosyalist kadroların etkisiyle sendikalarla iş birliği yaparak emek mücadelesinde başat bir rol oynadığı dönemin doruk noktalarından biriydi. Bu yükseliş, sadece MMŞP’lerin basit çıkarlarını değil aynı zamanda mesleğin halkın çıkarları doğrultusunda kullanılmasını, kamusal denetimi ve teknik kalkınmayı toplum yararına dönüştürmeyi de esas alıyordu.
Ancak ne yazık ki, 1980 askeri darbesi ve ardından gelen neoliberal politikalar, TMMOB’yi tırpanladı, örgütlülüğünü zayıflattı. Bugün, bu ruhu anmak, yalnızca geçmişe saygı duymak değil, aynı zamanda günümüz koşullarına uyarlamak anlamına geliyor. Çünkü MMŞP’ler hala düşük ücretler, işsizlik, güvencesiz çalışma ve mesleğin piyasalaşması gibi sorunlarla boğuşuyor. 1,5 milyona yakın MMŞP’den yalnızca yarısı odalara üye, genç mezunların dörtte üçü örgütlenmeden uzak ve odalar rutinleşmiş, tabandan kopmuş bir halde.
Geçmişten miras aldığımız 19 Eylül ruhunu bugüne taşımak için TMMOB’nin yeniden toplumcu çizgisini güçlendirmesi şarttır.
Ancak günümüzün politik koşullarında meslek örgütümüz çeşitli tehditlerle karşı karşıyadır. Saray rejimnin her şeyi piyasaya ve düzene benzetme baskısı, meslek örgütlerini etkisizleştirme çabasındadır. Doğanın ve kentlerimizin talanı, mesleklerimizin değersizleştirilmesi, tarımın yok edilmesi gibi saldırılar sürerken; TMMOB içindeki ilerici çabalar, bu gidişata dur diyecek toplumsal gücü yaratmakta yetersiz kalabilmektedir. Ücretli ve işsiz mühendis, mimar, plancı çoğunluğunun hak mücadelesi de mevcut yapıda arzu edilen etkinliğe ulaşamıyor. İşte tam da bu nedenle “kolektif bir direniş hattı” oluşturmak gerekiyor: TMMOB; üyelerinden, bilimden ve halktan aldığı güçle, diğer demokratik kitle örgütleriyle omuz omuza vererek hem meslektaşlarının hem de toplumun çıkarlarını fiili meşru bir tarzda savunmaya devam etmelidir. Katılımcı, demokratik, örgütlü ve toplumcu bir TMMOB, 19 Eylül ruhunun bugünkü izdüşümü ve güvencesi olacaktır.
19 Eylül ruhu, bizlere MMŞP’lerin bir araya geldiklerinde kazanabildiklerini ve örgütlü mücadelenin gücünü hatırlatıyor. TMMŞP olarak, bu ruhu yaşatmak için tüm MMŞP’leri odalara üye olmaya, komisyonlarda, etkinliklerde görev almaya ve TMMŞP ile birlikte üretmeye, tartışmaya, örgütlenmeye çağırıyoruz. Emekten yana bir TMMOB için, toplumcu bir gelecek için mücadelemiz sürecek.
Yaşasın 19 Eylül Dayanışması!
Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz!
Toplumcu Mühendis, Mimar, Şehir Plancıları















